Eğitim alanında önemli bir etkinlik olan 7. Mardin Bienali, bu yıl da kente çağdaş sanatın dinamik havasını getirdi. Şehrin tarihi caddeleri, avluları ve hanları, bienalin sanatsal atmosferiyle dolup taştı. Etkinlik kapsamında 35’in üzerinde paralel sergi düzenlenirken, bunlar arasında en çok dikkat çekenlerden biri, sanatçı İbrahim Ayhan’ın ‘Bedenimde Bir Yer’ adını taşıyan sergisi oldu. Bu sergide, Güneydoğu Anadolu’nun köklü dövme kültürü olan deq, kumaşlar üzerine yansıtılıyor. İbrahim Ayhan, uzun yıllardır bedenimize işlenen semboller ile kumaşlar arasında köprü kurarak, bu kültürü yaşatmaya çalışıyor. Ayhan’ın sergisine ilham veren isim ise 85 yaşındaki annesi Emine Ayhan. Güneydoğu’nun kültürel zenginliklerinden biri olan ve kadınlar arasında kuşaktan kuşağa aktarılan bu eski dövme geleneğinin son temsilcilerinden biri olan Emine Ayhan ile Mardin’e 35 kilometre uzaklıktaki köyünde buluştuk ve deq kültürüne dair hikâyesini dinledik.
◊ Kendinizi tanıtır mısınız? Kaç yaşındasınız?
Adım Emine Ayhan. Yaşımı tam olarak hatırlamıyorum ama oğlumun verdiği bilgiye göre 85 yaşındayım. Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı bir köyde yaşıyorum ve beş çocuğum var.
◊ Deq nasıl yapılır? Bu dövme geleneğinin özel kuralları var mı?
Deq yapmak için, çocuk doğurmuş bir kadının sütünü kül ve lamba ismiyle karıştırıyoruz. Sonrasında iğne ile dövme işlemini gerçekleştiriyoruz.
◊ Herkes bu dövmeyi yapabilir mi?
Benim erkek kardeşim yoktu, bu yüzden deq yapmayı öğrendim. Kızlarım bu geleneği sürdüremez çünkü onların erkek kardeşleri var.
◊ Bugün hâlâ deq yapan kaldı mı? Hangi amaçlarla bu dövmeleri yaptırıyorlar?
Artık Mardin’de deq yapan tek kişi benim. Eskiden romatizması olanlar, baş ağrısı çekenler ve migren hastaları özel olarak dövme yaptırırdı. Bahar ayları deq için en uygun zamandır; yaralar bu dönemde daha çabuk iyileşir. Yazın ise su ile temas ettiğinden enfeksiyon riski nedeniyle dövme yaptırılmaz.
◊ Oğlunuz İbrahim Ayhan’ın eserlerini nasıl buluyorsunuz?
Bu sanatı artık ona devrettim. Yaptığı işler gerçekten çok güzel. Kumaşların üzerinde iğne ile deq motiflerini işleyerek harika eserler yaratıyor ve insanlar tarafından beğeniliyor.
◊ İbrahim, deq yapmayı nasıl öğrendi?
İbrahim, çocukken benim deq motiflerimle yaptığım kilimleri, yatak örtülerini gözlemleyerek öğrendi. Onu hep izlerdim, ben yapardım o da bakarak öğrenirdi. Şimdi kumaş üzerine çalışıyor ve ben de onun işlerine göz atarak gerekirse düzeltmeler yapıyorum.
◊ Bu sanatı kimden öğrendiniz?
Eski zamanlarda Araplar kapı kapı dolaşır, deq yaparak dövmeler yaparlardı. Ben de bu geleneği, ninemden öğrendim; o zamanlar bu işi yapan tek kişiydi.
◊ Mardin Bienali’ni nasıl buluyorsunuz?
Mardin Bienali geldiğinde keyfim yerine geliyor. Gerçekten çok seviyorum.
◊ Deq kültürünü biraz açar mısınız? Hangi gelenekten söz ediyoruz?
Deq, aslen bugünkü 90 yaş üstü kadınların bedenlerinde gördüğümüz kadim bir dövme geleneğidir. Üç malzeme ile yapılır: anne sütü, öd ve lamba isi. Önce motif çizilir, ardından 3 veya 7 iğne ile deri altına işlenir. Farklı yerlerde farklı motifler bulunur ve bu motiflerin anlamlarını hem yapan hem de yaptıran belirler. Annem 60 yıl boyunca deq yaptı. Özellikle romatizma tedavisi için hâlâ gelenler oluyor; en son bir ay önce birisi geldi ve ona dövme yaptım.
◊ Neden bu kültür sadece belirli kişiler arasında aktarılıyor?
Deq, aslında bir tılsım gibi elden ele geçiyor. Anneden kıza, kızdan tekrar kıza geçiş sağlanıyor. Ancak, o kızın hiç erkek kardeşi olmaması gerekiyor, bu da geleneğin korunmasını sağlıyor.
◊ Deq motiflerinin sembolik anlamları var mı?
Örneğin, avuç içine yapılan üç nokta motifi oldukça önemlidir. Bu motif, evli kadınların üzerine başka bir kadının gelmemesi veya kendilerinin başka bir yere gitmemesi için avuç içine işlenir.