Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin olumlu bir sonuç doğurabileceğine dair artan umutlar, yatırımcıların risk alma iştahını artırdı. İki ülke arasındaki görüşmelerden gelen haberler, piyasa fiyatlamaları üzerinde etkisini sürdürmekte. Özellikle nükleer anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konularındaki gerilim, önceki gün yapılan görüşmelerle bir parça yatışmış durumda.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’dan yaptığı açıklamada, İranlı yetkililerin Washington ile iletişime geçtiğini ve bir anlaşmaya ulaşma niyetinde olduklarını ifade etti. Başkan Yardımcısı JD Vance ise müzakerelerde kaydedilen ilerlemenin önemli olduğunu, ancak nihai anlaşmanın İran’ın tutumuna bağlı olduğunu belirtti. Trump, Hürmüz Boğazı’nda ABD donanmasının uyguladığı “abluka” hakkında bilgi verirken, İran’ın nükleer konudaki uzlaşmaz tavrı devam ederse anlaşmanın gerçekleşmeyeceğini vurguladı.
Görüşmelerde “anlaşma” ifadesinin sıkça dile getirilmesi, yatırımcıların geçen haftaki ateşkesin devam edeceğine yönelik temkinli bir iyimserlik içinde olmasına katkı sağladı. New York borsasında, önceki gün yapılan işlemlerde olumlu bir görünüm ortaya çıkarken, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri, çatışmanın başladığı 28 Şubat’tan bu yana yaşanan kayıplarını tamamen telafi etti. Analistler, piyasalardaki olumlu gelişmelere daha istekli bir şekilde tepki verildiğini, Pakistan’daki müzakerelerden bir sonuç çıkmasa bile bu görüşmelerin bölgedeki gerilimi azaltma yönünde beklentileri artırdığını ifade etti.
Washington ile Tahran arasındaki barış görüşmelerine dair artan iyimserlik, petrol fiyatlarında yaşanan düşüşü de destekleyen bir etken oldu. Mevcut ateşkesin sürmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan petrol sevkiyatlarının yeniden artabileceği beklentisiyle Brent petrolün varil fiyatı 94 dolara geriledi. Analistler, enerji fiyatlarının küresel enflasyon açısından hala bir risk unsuru olduğunu ve savaşın ardından hızla yükselen petrol fiyatlarının kalıcı olarak düşmesinin zaman alabileceğini belirtiyor.
ABD’deki enflasyonun önümüzdeki aylarda nasıl bir seyir izleyeceğine ilişkin belirsizlikler devam ederken, bugün açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisinin önemli bilgiler sağlaması bekleniyor. Para piyasalarında ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından yıl sonuna kadar atılacak adımlara dair belirgin bir değişim görünmüyor. Genel beklentiler, bankanın temkinli tutumunu koruyacağı yönünde şekilleniyor.
Öte yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın Bahar Toplantıları, Orta Doğu’daki gerginliklerin gölgesinde başladı. Bu toplantılarda, küresel enerji ve tedarik zincirlerinde zarar veren Orta Doğu çatışmalarının ardından, geçici bir ateşkes döneminde dünya ekonomisinde önemli aktörler bir araya geliyor. Toplantılarda Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey gibi birçok önemli merkez bankası başkanının konuşma yapması bekleniyor.
Bu gelişmeler ışığında, ABD tahvil piyasasında alıcı bir hareketlilik gözlenirken, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,28 seviyesine geriledi. Savaşın sona ermesine dair iyimserlik ve petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyon baskılarının azalabileceği yönündeki düşünceleri destekliyor. Altının ons fiyatı, yeni işlem gününe yüzde 0,6 artışla 4,768 dolardan başladı. Dolar endeksi ise, önceki gün yüzde 0,2 düşüşle 98,3 seviyesine inmesinin ardından yeni günde yatay bir seyir izliyor. Kurumsal alanda ise, Goldman Sachs hisseleri, beklentilerin üzerinde kar ve gelir bildirmesine rağmen yaklaşık yüzde 2 düşüşle günü tamamladı.