Mehmet Şimşek’ten Enflasyon ve Ekonomi Hedeflerine Dair Önemli Açıklamalar

Mehmet Şimşek'ten Enflasyon ve Ekonomi Hedeflerine Dair Önemli Açıklamalar

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Haziran 2026 tarihinde gerçekleşen Nomura Yatırım Forumu Asya 2026 etkinliğinde, “Türkiye’nin Finansal İstikrara Yeni Rotası” konulu panelde uluslararası yatırımcılar ve portföy yöneticileriyle bir araya geldi. Şimşek, küresel ekonomik sistemin dışsal şoklara karşı savunmasız bir dönemden geçtiğini vurguladı ve Türkiye’nin jeopolitik açıdan zorlu bir coğrafyada yer aldığını belirtti. Bu uluslararası gelişmelerin yürütmekte oldukları ekonomik programın hayata geçirilme hızını etkileyebileceğini kabul etmekle birlikte, programın temel yönünde herhangi bir değişiklik olmayacağını ifade etti.

Enflasyon hakkında açıklamalarda bulunan Şimşek, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla oluşturulan dezenflasyon programının güçlü bir kararlılıkla sürdürüldüğünü dile getirdi. Şimşek, “Büyük şokların yaşandığı bir yıl içinde bile enflasyonun düşmeye devam etmesini ve yılı yüzde 20 seviyelerinde tamamlamasını bekliyoruz” dedi.

Kamu bütçesinde disiplini koruma konusundaki geçmişe dikkat çeken Bakan, son 23 yıl içindeki ortalama bütçe açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranının yüzde 2,6 düzeyinde bulunduğunu belirtti. 2023 yılı itibarıyla kamu bütçesindeki net açığın yüzde 5,1 seviyesinden 2025 yılı itibarıyla yüzde 2,9’a düşürüleceğini kaydeden Şimşek, bu başarılı finansal sonucun kamu harcamalarının kontrolü, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve vergi uyumunun artırılması gibi adımlar sayesinde elde edildiğini vurguladı.

Yüksek küresel ham petrol fiyatlarının iç piyasa üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek için mali alanın etkin bir şekilde kullanıldığını belirten Şimşek, 2026 yılı makro hedeflerine ulaşma konusunda doğru bir rotada ilerlediklerini ve bütçe açığını milli gelire oranının yüzde 3 sınırının altında tutmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.

Döviz kuru ile ilgili olarak, Türk Lirası’nın belirli bir kur seviyesini hedeflemediğini net bir biçimde ifade eden Şimşek, uygulanan ekonomi modelinin başlangıcından bu yana yerel para birimine yönelik güvenin önemli ölçüde arttığını savundu. Bu güven artışının, sıkı para politikası, etkili makroihtiyati tedbirler ve güçlenen döviz rezervleri gibi faktörlerle sağlandığını belirtti.

Dış ticaret verilerine değinen Şimşek, uluslararası piyasalardaki yüksek enerji ve hammadde fiyatlarının cari işlemler açığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti, ancak bunun yönetilebilir seviyede kalacağını öngördü. İç talepteki yavaşlama ve ihracat sektöründeki dayanıklılığın, bölgedeki olumsuz savaş durumunun etkilerini sınırlayabileceğini belirtti. Ayrıca, ihracat performansının küresel tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma ve yüksek katma değerli üretimle desteklendiğini ifade etti.

Son olarak, cari açığın milli gelirin yaklaşık yüzde 3 civarında gerçekleşmesini beklediklerini ve bu oranın uzun vadeli tarihsel ortalamaların altında olduğunu vurguladı. Türkiye’nin doğrudan yabancı sermaye çekmek için kapsamlı yasal düzenlemeler üzerinde çalıştığını da ekledi.