Ziraat Mühendisleri Odası’nın yeni başkanı Hasan Murat Kapıkıran, tarım sektöründeki mevcut durumu değerlendirdi. Kapıkıran, hükümetin “Bu yıl yoğun yağışlar oldu, verimli bir tarım sezonu bekliyoruz” yönündeki açıklamalarının, taban fiyatlarda olası bir düşüşe zemin hazırlamak amacı taşıdığını vurguladı. Borç yükü altında ezilen çiftçilerin daha da zor durumda kalabileceğini belirten Kapıkıran, “Bu şartlar devam ederse, gelecekte çiftçi sayısının daha da azalacağını görebiliriz” uyarısını yaptı.
Kapıkıran, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, 1980’lerden bu yana uygulanan tarım politikalarının tarımın ticarileşmesine sebep olduğunu ifade etti. 2000’li yıllarda yazılan niyet mektuplarının, mevcut hükümetin yatırım kararlarını küresel sermayenin taleplerine göre şekillendirmesiyle tarım sektöründe olumsuz etkiler yarattığına dikkat çekti. Kapıkıran, kamuya ait gübre, şeker ve tekel fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte tarımın büyük ölçüde zarar gördüğünü söyledi.
Kapıkıran, tarım ürünlerinin işlenmesi sürecinin de privatizasyon ile etkilendiğini belirterek, eski kooperatiflerin ve birliklerin artık siyasetin etkisi altında yönetildiğini ifade etti. Tarım arazilerinin ticaretleştirilmesi ve su kaynaklarının özel şirketlerin kullanımına açılması sonucunda ekosistemin tehdit altında olduğunu dile getirdi. “Tarım arazileri, Kuzey Marmara Otoyolu ya da Kanal İstanbul gibi projeler uğruna tarım vasfını kaybediyor. Bu tür projeler, tarımsal üretimin değerini göz ardı ederek yalnızca imar rantını hedefliyor” dedi.
Kapıkıran, çiftçilerin ekonomik zorluklar nedeniyle tarımı terk ettiğini, bu durumun yaş ortalamasını artırarak üretimde yetersizliğe neden olduğunu vurguladı. Artan ithalat bağımlılığının da fiyat artışlarına yol açtığını belirten Kapıkıran, “On yıl önce yapılan hayvan ithalatında harcanan miktar, hayvan sayısının yarıya inmesine rağmen fiyatların iki katına çıkmasına neden oldu” ifadelerini kullandı. Tarımsal bilgi birikiminin de azalmakta olduğunu söyleyen Kapıkıran, köylülerin topraklarını şehirden gelen alıcılara satmalarının, sonunda büyük sermaye gruplarına devredileceğini öngördü. “Bu durum, küçük aile işletmeciliğinin orta vadede kaybolmasına yol açacak” diye ekledi.
Çiftçilerin toplam borcunun 1 trilyon lirayı aştığını belirten Kapıkıran, hükümetin tarımda verimlilik beklentisiyle birlikte taban fiyatlarda bir düşüşe gitme olasılığını gündeme getirdi. Bu durumun çiftçilerin daha fazla sıkıntıya girmesine neden olabileceği konusunda uyarıda bulunan Kapıkıran, “Eğer bu politikalar devam ederse, çiftçi sayısındaki azalma hızlanacaktır” demekte.
Kapıkıran, tarımda olumlu değişiklikler sağlamak için planlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine, tarım alanlarının korunması ve üreticilerin krediye ulaşımını kolaylaştıran politikaların oluşturulması gerektiğine de dikkat çekti.